[anadolu home] [contents] [by authors] [by category] [subscription]
Volume 7, No 3, Fall 1997 [back]

Memleketimden Manzaralar

Mehmet Suat

Istanbul Mektubu


Son bir kaç yildir cenazelerde ölen zevata, saygi göstermek amaciyla bir alkis modasidir, gidiyor. Eger ölen bir gazeteci ise çalistigi gazetenin önünde, bir barmen ise çalistigi barin içinde veyahut ölen bir sanatçi ise tiyatronun salonunda (cenaze Istanbul'da defnedilecek ise Atatürk Kültür Merkezi'nde) bir kaç saatlik merhum hakkinda konusmalar yapilip saygiyla aniliyor: ne kadar hümanist oldugu, insanlara nasil kucak açtigi, yardimseverligi bütünüyle vurgulaniyor. Saygi gösterilen mekandan cenaze arabasina getirilene kadar alkislar durmak bilmiyor. Hem de ilginç bir tempoda. Cenaze arabasi gözden kaybolana kadar da alkislar kesilmiyor. Mezar basinda defnedilirken alkislandigini da henüz görme saadetine(!) erisemedim. Sadece televizyondan gördügümü aktarmaya çalisiyorum (Tabii ki atv, kanal d ve benzeri kanattaki tv istasyonlarindan). Dedigim gibi duanin yerini alkis, tekkelerin yerini de yeni entel meditasyon merkezleri aldigina göre, artik içimiz rahat edebilir: Artik biz de batililasmaya yeni çehreler getiriyoruz. Belki bati aleminin en azindan cenazelerini kaldirirken bizden ögrenecegi yeni yöntemimiz var!!!

Geçen yaz ülkedeki en büyük 500 firmanin adi Istanbul Sanayi Odasi'nca açiklandi. Tabii ki en basta yine devlet babanin sirketleri... Fakat yadsimamak gerekir, artik özel sirketlerin de gözdoldurdugu bir gerçek. Büyük firmalardan Koç'un 23, Sabanci'nin da 20'ye yakin firmayla temsil edildigi ilk besyüzdeki en büyük özel sirketlerin gelirlerinin yaklasik %52'sini üretim disi yollardan kazandiklari da haberlerin bir kösesinde yer almisti. Nedense Kanal 7, Yeni Safak vs. gibi haber organlarinin disinda pek ragbet görmedi bu husus. Ehh ne yapalim bazi firmalar için bosuna rantiyeci demiyorlardi.

Söz Kanal 7'den açilmisken devam edelim. Malum çiftetelli medyasi (Sayin Erbakan'in Ikitelli medyasi için yakistirmasidir bu) son bir kaç aydir Kanal 7 karsi yogun bir kampanya baslatti. Bunun öncülügünü de Bilgin ve Dogan medya gruplarinin Yeni Yüzyil ve Radikal isimli uç gazeteleri çekmekte. Sonunda hem RP'nin kapatilmasiyla ilgili hem de Kanal 7'ye gelecek ceza ve de muhtemel kapatmayla bir tasla iki kus vurmayi hedefliyorlar. Çünkü anketlere göre en çok seyredilen haber programinin insanlari iki saate yakin araliksiz ekran basinda tutan haber saati oldugunu ögrendiklerinden beri bu savasi baslattilar. Belediye sirketlerinin Kanal 7'ye verdigi ve de toplami bir kaç milyari bulmayan ilanlarla hem Istanbul Belediyesi'ni hem de Kanal 7'yi yipratmaya çalisiyorlar. Düsünsenize devlet bankalarinin Çiller'in basbakan oldugu dönemde dakikasi milyarlari bulan ilanlari atv, show tv ve kanal d de yayimlatmak için ödedigi meblaglarin yaninda Kanal 7'ye belediyece ödenenin devede kulak kaldigini... Topu topu yillik 20 milyar ödenmis. Kanal 7'nin isledigi suçlarin bu saldiriya neden oldugunu saniyorum. Bu kanal günlerce duvarcilarin (takma addir) yaptiklari gizli ayinleri yayinlayarak zaten yeterince bazi kesimleri ürkütmüstü (hatta bazi kisilere göre Refahyol'un devrilmesinin sebeplerinden biri de bu ayinlermis, bilmem ne kadari dogru biz onlarin yalancisiyiz). Yani suç dosyasi oldukça kabarik... Isin ilginç yani eski CHP'li olarak bildigimiz meshur(!) tv programcisi hanimin Kanal 7'ye destek talebi ile ilgili kasetleri ilk olarak CHP grubunda sunmasi ve de bu isi Sayin Baykal'in bir siyaset malzemesi olarak kullanmasi. Ne de olsa Is Bankasi'nin %29'una sahip bir partinin baskani...

Kim demis ki Türkiye küçük Amerika degil? Bilmiyorum ülkeye gelip de futbol veya basketbol maçlarini televizyondan seyredeniniz veya maça gideniniz oldu mu? Nasil ABD'de maç baslamadan önce hep birlikte bir agizdan mars söylenirse, bizde de son 2-3 yildir bu adet olustu. Ilgililer baktilar ki bu is ciddi fakat çikan seslerde terbiye yok, bütünüyle akortsuz! Sonunda teypden millete dinletmeye basladilar artik. Bakarsiniz Amerikan beyzbol maçlarindaki gibi Ibrahim Tatlises, Mahsun Kirmizigül veyahut Sezen Aksu gelip Fenerbahçe, Besiktas, Galatasaray veya Trabzonspor maçindan önce Istiklal Marsimizi solo söylecek. Biz Türkiye'dekiler de böylece ikinci vatanin hasretini çekmeyiz! (Geçen sene maçlarda bir aralar "Türkiye Laiktir, Laik Kalacak" sloganlari atiliyordu. Refahyol devrildi, bu sloganlar da eridi, gitti,)

Ekim ayi demek, hepimizin malumu, Yüksek Ögretim Kurumlarimizin akademik hayatlarina baslamis olmalari demektir. Bu senenin diger senelere göre en önemli özelligi özel üniversitelerin sayilarindaki artis. Yanilmiyorsam sayilari toplam üniversite sayisinin yüzde onuna ulasmis olmali. Kimderdi ki bundan daha 4-5 yil öncesine kadar özel üniversiteler çig gibi çogalacak. Dünya degisiyor. Tabii ki insanlar da degisiyor. 1970'li yillarda simdiki Cumhurbaskanini fasistlikle suçlayan solcu aydinlarimiz bugün artik özel üniversitelerin ögretim üyeleri, dekanlari ve de rektörleri. Hem de dolara endeksli maaslarla. Sayin Cumhurbaskani bu yil hemen hemen yirmiye yakin üniversitenin açilisina katildi. Kasim ayinda bazi açilis rezervasyonlari var. Ne diyelim Allah (CC) özel üniversitelerin sayisini artirsin ki sosyal demokrat ögretim üyelerimiz dolarli maaslari üzerinden bir nebze enflasyonist ortamdan kendilerini soyutlayabilsinler. Aslinda egitim sektörü son 10 yildir çok kârli bir is haline geldi. Önce orta ögretimle ilgili özel okullar açildi, simdi de yüksek egitim kurumlari. Yoksa babalarinin hayrina mi Koç, Sabanci ve Dogus gibi bazi büyük sirketler bu ise soyunsunlar. Hem reklaminiz oluyor, hem devletten büyük arazileri bedavaya elde ediyorsunuz, hem de vergiden kurtararak hayr isliyorsunuz. Düsünün yilda 2 milyona yakin lise mezunun girdigi sinavdan sadece yüzellibinin "ehh universiteye girdim" diyebilecegi bir ortamdan mümkün mü kazanç saglamamak. Hele insanlari, pahasina bakmadan, çocuklarini okula göndermeye meyil bir toplumda. Bildigim kadariyla yillik okul ödemelerini de aktarayim. Fatih Üniversitesi hariç diger okullarin tüm yil için istedikleri sadece okul ücreti 6000 ila 7000 dolar arasinda degismekte. Fatih Üniversitesi ise 3000 dolar civarinda bir ücret talep etmekte.


©1997 anadolu
This article can be reproduced provided that full credit is given to anadolu
Bu yazi anadolu'ya atif yapilmak kaydiyla kopyalanabilir.

For your comments / Yorumlariniz için anadolu@wakeup.org
Please reference the article title, volume, and number
Lütfen yazi basligi, cilt ve numarayi belirtin